geçtiğimiz günlerde itü’de bir pazarlama eğitimi verdim. iki saatlik süre içinde markalaşmadan süreç yönetimine kadar farklı konularda kısa kısa olsa da kendimce kritik gördüğüm noktalara değinmeye çalıştım. eğitimin ardından da studiorekk kurucusu tunç budak’tan aşağıdaki soru geldi.

… Konuşmanın yakaladığım kısımlarında markalaşmada logo tasarımının o kadar da aylar süren çalışmalara filan gerek duymadığını söylediniz yanlış hatırlamıyorsam. Yani projelendirmeler sonrasında o projelerin red yemesi tekrar renkler vs üzerine düşünmeler o kadar da gerekli değil dediniz en azından ben öyle anladım. Sonra da “Logosunu değiştirdikten sonra müşteri kaybeden bir örnek var mı dediniz ve Instagram örneğini verdiniz.” Size orada sormak istediğim soru şuydu: “Eğer Instagram, çıkış yakalamadan öncesinde şimdiki berbat logosu ile yola çıksaydı, aynı kullanıcı rakamını yakalayabilir miydi?” Bunu değerlendirirken şu anda yaşanmamış olan bu ihtimali de değerlendirmemiz gerekmez mi ? Zamanınız olursa cevabınızı duymak isterim.

öncelikle instagram’ın logosu berbat mı? kişisel olarak umursamıyorum.

instagram_logo

ama konu oradan açıldığı için biraz inceleyelim; instagram 2011 sonlarında kuruldu. yaklaşık 5 sene sonra, 2016 ortalarında da logosunu değiştirdi ve inanılmaz bir olumsuz tepkiyle karşılaştı.

peki bu süre zarfında instagram kullanımı nasıl değişti? gelin verilere bakalım.

eylül 2015’ten haziran 2016’ya kadar aylık aktif kullanıcı adedinde %25’lik büyümeyle 500 milyon kullanıcıya ulaşan uygulama, eylül 2017’de %60 büyümeyle 800 milyona, ardından da haziran 2018’de de eylül 2017’ye kıyasla %25 büyümüş görünüyor. *

sonuçta instagram logosunu değiştirdiği tarihten itibaren geçen iki senede aylık aktif kullanıcı sayısını ikiye katlamış. ölçeği düşündüğümüzde muazzam bir büyüme yaşamışlar. bu durumda logo değişiminin kullanıcı sayısına olumsuz bir etkisi olmadığını söyleyebiliriz (elbette farklı nedenler de söz konusu ama baktığımızda instagram dev adımlarla büyümüş).

peki neden logo değiştirdiler?

ilk çıktığı dönemlerde kendini “retro” konumlandıran instagram ilerleyen yıllarda bir yaşam stili ve alışveriş platformuna dönüştü. haliyle logo değişimi de kaçınılmaz oldu. logonun tek başına bir ürünü sattırabilecek kadar güçlü bir pazarlama öğesi olduğuna inanmıyorum ama gerçek şu ki marka kimliğinin çok önemli bir parçası. inanın bana bu iki doğru birbiriyle çelişmiyor.

nasıl mı?

daha önceden de yazdığım gibi “marka yönetimi başlı başına kritik bir konu ve pazarlamanın oldukça hassas unsurlarından birini oluşturuyor. marka yönetimi ise logo ya da slogan ile sınırlandırılamayacak, firmanızın müşterinizin gözündeki algısı ve konumu ile ilgili sürecin yönetilmesidir.”

işte bu nedenlerden dolayı logo ve diğer marka öğeleri arasında kritik bir bağ var.

örneğin size pembe bebek kıyafetleri satmayı planladığımı söylesem ve aşağıdaki logoları göstersem bunların çoğuna burun kıvırırsınız. çünkü aşağıda sadece farklı fontlarla yazılmış bir “bebe” markası var. ortada ne bir ürün var, ne bir web sitesi tasarımı, ne bir renk, kısacası bağ kurabileceğiniz hiçbir şey yok. üstelik size “pembe” ve “bebek” ile ilgili herhangi bir empati sağlayan bir tasarım da yok.

Screen Shot 2019-02-11 at 22.44.10

ama sol üstte bulunan ikinci logoyu alıp güzel bir pembeyle renklendirsem, pembe bebek kıyafetleri üzerinde çok da kötü durmaz diyorum, sizce?

tersten de gidebiliriz, sağ üstteki logoyu alıp haki yeşili eklesem ve size kampçı ailelerin kampçı çocukları için zorlu hava koşullarına dayanıklı kıyafetler ürünler ürettiğim marka için bu logoyu kullanacağımı söylesem? sanki çok da fena değil. “maceraperest ailelerin maceraperest çocukları için su geçirmez botlar” üzerinde kötü durmayacak bir logo olabilir. ya da tahta oyuncaklar için de kullanılabilecek bir logo olabilir mi, ne dersiniz?

sonuçta logo elbette önemsiz değil ama bugüne kadar bir logonun bir markayı sıfırdan yarattığını ya da yok ettiğini duymadım. logonun nasıl olduğu kadar, diğer marka öğeleriyle kullanımı büyük önem taşıyor.

neticede markanızla birlikte bir ürüne, bir şirkete ruh veriyorsunuz, bir hikaye anlatıyorsunuz. ve bu hikayenin tutarlı anlatımı çok büyük önem taşıyor.

instagram logosuna tekrardan dönecek olursam, instagram ilk çıktığında retro logosunun yerine bugünkü logosunu kullansaydı ama yine de “retro” filtreler konusunda ısrarcı davransaydı, nasıl bir uygulama olduğunu anlatmakta biraz problem yaşayabilirdi.

bir de unutmamak lazım, o dönem uygulama ikonları bugünkünden çok daha farklı tasarlanıyordu. aradan geçen yıllarda tasarım anlayışı da instagram kullanımı da oldukça farklılaştı, logo da değişti (çelik ve devir hikayesi…). velhasıl instagram ilk çıktığında, fotoğraf filtrelerini “retro” değil de “modern filtreler” olarak yani logosuyla tutarlı bir şekilde konumlandırsaydı yine bugünkü kadar başarılı olurdu diye düşünüyorum.

bazıları kızabilir ama şunu da unutmamak lazım; logonun kritik önemine ilişkin yazılan yazıları kimlerin yazdığına bir bakın lütfen. hiç kimse kendi ayağına kurşun sıkacak kadar aptal değil.

ek bir not daha; çok çok başarılı bulunan logolara da bir de ne sattıklarını bilmiyormuş, sanki ilk defa görüyormuş gibi bakmayı deneyin; bakalım gerçekten bu şekilde de size bir anlam ifade edecekler mi?

bu konuda küçük bir test için aşağıya bazısı unicorn da olan çeşitli çin firmalarının logolarını yerleştirdim; bakalım kimin ne yaptığını ya da ne kadar başarılı olduğunu tahmin edebilecek misiniz? bir ipucu; bu garip (!) logoların bazıları unicorn’lara ait. linklerin üzerine tıkladığınızda ilgili crunchbase sayfasına ulaşabilirsiniz : )

01_china02_china03_china

04_china05_china06_china

 


* https://www.statista.com/statistics/253577/number-of-monthly-active-instagram-users/


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir